Köşe Yazısı

Kibriniz'de Sığ, Mizahınızda Bu Toplumda Karşılık Bulmaz

Hasan Yalçınkaya

Köşe Yazarı · Yayın: 6 Haziran 2026, 20:27 · Güncelleme: 6 Haziran 2026, 23:40 · 3 dk okuma

179
Kibriniz'de Sığ, Mizahınızda Bu Toplumda Karşılık Bulmaz

Son birkaç gündür hepimizin malumu olan, kamuoyunda infial yaratan o talihsiz manzarayı ve peşinden gelen tepkileri ibretle takip ediyoruz. Bir hastane açılışında, toplumun gözü önündeki kelli felli isimlerin "mizah" adı altında sığındığı o ayrımcı, o cinsiyetçi ve incitici dil, bu toprakların taşıdığı asil ruha hiç yakışmadı.

​Hepsinden öte, bu yaşananlar bize turnusol kağıdı gibi çok net bir gerçeği yeniden hatırlattı: Bir toplumun kalitesini, gelişmişliğini ve asıl değerini belirleyen yegane şey, o toplumun kadınlarına nasıl davrandığıdır.
​Şunu artık kafamıza kazımak zorundayız; kadınları aşağılayan, onları etnik kimliği ya da cinsiyeti üzerinden fıkra malzemesi yapmaya yeltenen o ilkel dil, sadece hedef aldığı kadınları değil, aslında tepeden tırnağa hepimizi küçültür. Çünkü kadın dediğin; sığ bir mizahın öznesi değil; annedir, emektir, akıldır, üretendir ve en önemlisi hayatın tam yarısıdır.

​Kadını küçümseyen, onu kendi fildişi kulelerinden aşağıya bakarak konumlandırmaya çalışan bu kibirli bakış açısı, aslında neyi itiraf ediyor biliyor musunuz? Kendi iç dünyasındaki eksikliği, kendi saygı anlayışının yetersizliğini ve sığlığını ortaya koyuyor. Oysa bu hayatta gerçek güç, makamla ya da servetle elde edilmez. Güçlü insan, başkalarını ezerek, onları fıkralarla değersizleştirerek değil; insana sadece insan olduğu için saygı göstererek büyür.

​Bizler; bu topraklarda adalete, eşitliğe, sarsılmaz bir saygıya ve insan onuruna inanıyoruz. Dünyanın hangi köşesinde, hangi unvanla oturursa otursun, hiç kimse cinsiyeti ya da kimliği yüzünden değersizleştirilemez, hafife alınamaz. Çok net ifade ediyorum: Kadına yapılan her saygısızlık, aslında doğrudan insanlığa yapılmış bir saygısızlıktır.

​O yüzden, o kürsülerden dökülen çirkin sözlerin sahipleri ve o sözleri bıyık altından gülerek alkışlayanlar şunu çok iyi bilmelidir: Kadınları aşağılayan, onları ötekileştiren o eski dünya sözleri artık bu toplumda karşılık bulmuyor, bulmayacak. Biz, birbirinin sırtına basarak yükselenlerin değil, birbirini omuzlarında yükseltenlerin toplumuyuz.
​Toplumsal barışı ve bir arada yaşama iradesini korumak istiyorsak, o fildişi kulelerinden inip saygıyı öğrenmek zorundasınız.

Çünkü saygı, keyfe keder yapılcak bir tercih değil; bu toplumda var olabilmenin en temel, en kaçınılmaz zorunluluğudur.

Benzer Haberler